Popüler Yayınlar

4 Ocak 2012 Çarşamba

Turkish aid organization opens school in Somalia

Turkish aid organization Kimse Yok Mu opened a school on Saturday in Mogadishu, the capital of Somalia.

A Kimse Yok Mu official (R) cuts the tape marking the opening of a school in the Somali capital, Mogadishu. (Photo: AA)
Orhan Erdoğan, coordinator of the aid organization's East African operations, delivered a speech at the opening ceremony in which he pledged continued support for the refurbished school in its mission to provide Somali children with an education in Turkish, Arabic and other subjects. 
Education Minister Ahmed Aydiid Ibrahim of the Transitional Federal Government of Somalia also spoke at the ceremony, stating his thanks for Turkey's efforts to establish schools, hospitals and education centers in the East African nation.

Published on Today's Zaman, 01 January 2012, Sunday

2 Ocak 2012 Pazartesi

Amerika'da Turk ruzgari...

http://www.youtube.com/watch?v=Y52fUZx16UQ
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1065976&Yazar=CENG%DDZ%20%C7ANDAR&Date=11.10.2011&CategoryID=98
http://www.tumkoseyazilari.com/yazar/ozlem-albayrak/11-10-2011-los-angelestaki-turkiye-takiye-degil-cokkulturluluk.html
http://www.ensonhaber.com/cengiz-candar-gulen-cemaatini-yazdi-2011-10-12.html

Apple ve Facebook kullanıcıları tehlikede


İlk olarak Apple ürünlerinde yayılmaya başlayan virüs
 vakaları iyice arttı 



Noel günü kendilerine atılan mail ile karşılaşan birçok Apple 
kullanıcısı, bu yeni elektronik dolandırıcılığın tehdidi altında. 
Her şey Apple'ın "sözde" müşteri hizmetleri tarafından atılan
 bir mailile başlıyor. Birçok virüs ya da zararlı yazılımın aksine 
harika bir gramer ve dil ile yazılmış olan mail, kullanıcılardan
 fatura bilgilerini düzenlemelerini talep ediyor; 
yetmezmiş gibi aksi halde hesaplarının kapatılacağını bildiriyor.

Gönderilen mesajın üzerinde bulunan bir link sayesinde 
oturum açma sayfasına yönlendirilen kullanıcılardan 
bu sefer de kredi kartı bilgileri isteniyor. Asıl sorunsa 
burada başlıyor zira linkin bağlı olduğu adres her 
ne kadar "store.apple.com" olarak gözükse de aslında 
Apple ile alakası olmayan bir URL'ye bağlanıyor.

Apple'ın beraber çalıştığı Intego isimli güvenlik firmasıysa;
 "Bu tarz, üzerinde bir hayli çalışılmış sahte elektronik
 postalar, özellikle Noel ağaçlarının altında iPhone,
 iPod ya da iMac bulunan kullanıcıları rahatlıkla 
kandırabilir." diyerek bütün Mac ve Apple ürün 
kullanıcılarını uyardı. 

1 Ocak 2012 Pazar

İnsanlar uykudadır, öldükleri zaman uyanırlar


Dünyada insanlar, hakikat adına ne kadar şey bilirlerse bilsinler, hakiki âleme intikal edecekleri ana kadar daima hakikati perde arkasından müşahede edecek ve mutlak hakikatle aralarında daima tenteneli bir perde göreceklerdir.
Hakikatin kendi aydınlığı ve bütün ihtişamı ile onlar tarafından sezilip hissedilmesi, ancak bu âleme göçtükten sonra olacaktır. Binaenaleyh bu âlemde insanların gerçek hakikati bilme adına kafalarında kurdukları her şey, hayalden ibaret demektir.
Bu meselenin bir diğer yönü de şudur: Ehl-i hakikat ve ehl-i tasavvufa göre insanların hakikati görebilmeleri için, nefis ve enaniyetleri cihetiyle ölmeleri lazımdır ki, onu ayan beyan görebilsinler. İnsanlar, sırtlarında nefis baskısını taşıdıkları, benlik ve gururları altında ezildikleri sürece katiyen hakikati göremezler. Öyleyse kalbin ve ruhun hayatına yükselmenin yolu, nefis ve enaniyet cihetiyle yok olmaktır. Evet, insan yok olmalı ki, var olsun! Zat-ı Ulûhiyyet hakkında bir kısım hakikatlerin kalb ve vicdan yoluyla müşahede edilmesi ve insanın bunu vicdanında sezdikten sonra iradesiyle kendisini yönlendirmesi, nefsin ve enaniyetin baskısından kurtulmasına bağlıdır. Bu ise ancak derin bir tefekkür, Cenab-ı Hakk'ın kâinattaki ayet, kelime, harf ve satırlarında, ona ait hakikatleri müşahede edip daima uyanık ve gözleri açık yaşama gibi yollarla temin edilebilir.
Bir diğer husus da, zikr ü fikr ile kalbi temizleme, vicdanı uyarma ve "Ölmeden önce ölünüz!" sırrına mazhariyet ufkuna ulaşmaktır. Yani siz, hepiniz uykudasınız. Nefis ve enâniyet cihetiyle öldüğünüz zaman gözleriniz açılacak ve hakikati, mahiyet-i nefsü'l-emriyesine uygun müşahede edeceksiniz. Aksine nefsin arzularının esiri olduğunuz ve cismaniyetinizi yaşadığınız sürece, hakikate de gözleriniz hep kapalı kalacaktır. Hâsılı, dünyada nefis ve enaniyet cihetiyle insanlar uykudadırlar. Nefis ve enaniyetlerini öldürüp kalbin ve ruhun derece-i hayatına yükseldikleri, kalbi söylettirdikleri, ruhu işlettirdikleri an, gözleri açılacak ve her şey onlara ayan beyan görülecektir.
Ayrıca pek çok insan, Allah'a iman edip namaz kılsa bile gaflet içinde olabilir. Bu tür insanlar, büyük ölçüde cismaniyete ait duyguları yaşarlar ve hep onların baskısı altındadırlar. Namaz ve oruç, çok defa dünyaya ait duygular gölgesinde renksiz kalır. Böyleleri mâlâyâniyât sayılan bu türlü şeyleri kalplerinden attıkları ölçüde bir yönüyle, dünya cihetiyle ölmüş bile olsa, uhrevî âlem itibariyle dirilmiş sayılabilirler.
KURSU/ZAMAN

2012 FILMLERINE KISA BIR BAKIS


Yılsonu değerlendirme listeleri havada uçuşurken, önümüzdeki yıl bizi hangi filmlerin beklediği de merak konusu. 2012'nin filmleri arasından yapılacak seçkide devam filmleri, edebiyat uyarlamaları, fantastik filmler, yeniden çekilenler, üç boyuta kavuşan klasikler ve Oscar yolunda olanlar dikkat çekiyor. Tabii ki bir yıl sonra herkes listeye gönlünce ekleme yapabilir.
Bugünlerde 'yılın en'leri sıralaması hemen her yerde karşımıza çıkıyor. Edebiyat, sanat, şiir, sergi, sinema, haber, fotoğraf, olay... Herkesin seçimi kendine; sinemaseverler yılın filmlerini, kitap kurtları yılın romanlarını, sergi gezginleri yılın sergilerini, müzik tutkunları yılın şarkısı ve şarkıcısını çoktan seçti bile. Peki birkaç gün sonra 'mülaki' olacağımız yeni yılda bizi neler bekliyor? İşte 2012'nin sonunda 'yılın en'lerine girmesi muhtemel filmler.
DEVAM FİLMLERİ YİNE GÖZDE
The Dark Knight: Rises (27 Temmuz): Artık 'seriye' bağlayan devam filmleri 2012'de de sinemalara uğracayacak. Bunlar arasında 'Batman' serisinin son filmi 'The Dark Knight: Rises' listenin en başında yer alıyor. Christopher Nolan'ın yönettiği film, Batman efsanesini sona erdirme iddiasında.
Bond 23 / Skyfalls (2 Kasım): Bazı sahneleri Sultanahmet Meydanı ve Adana'da çekilecek olan 23. James Bond filmi, ilk başta Oscar'lı yönetmeni Sam Mendes ile dikkat çekiyor. Daniel Craig'in bir kez daha 007 olacağı filmde Javier Bardem de kötü adam olacak.
Örümcek Adam 4 (6 Temmuz): Örümcek Adam kostümünün Andrew Garfield'a geçtiği filmde Mary Jane de yok. Bir nevi 'serinin kökenine inme' filmi.
Men In Black 3 (25 Mayıs): Will Smith ve Tomy Lee Jones'un 'beklenmedik' uyumu 1997'de başlayan seriyi üçüncü adıma taşıdı. Ajan J ve Ajan K, bu kez 1960'lara ışınlanıyor.
The Bourne Legacy (17 Ağustos): Jason Bourne, Matt Damon'suz yoluna devam ediyor. Robert Ludlum'un kitabından uyarlanan filmde Jeremy Renner var.
Alacakaranlık Şafak Vakti 2. Bölüm (16 Kasım): Vampir romantizmiyle gençleri hedefleyen seri, nihayet noktayı koyuyor.
UYARLAMALAR VE YENİDEN ÇEKİLENLER (REMAKE)
Yeniden çekilen filmler, Holywood'un 'modası' haline geldi. 2012'de de bunlardan kaçış yok.
Ejderha Dövmeli Kız (13 Ocak): İsveçli yazar Stieg Larsson'un 'Milenyum' serisi, İsveç'te çekilmiş, ancak pek beğenilmemişti. David Fincher'ın elinde nasıl bir hale geleceği ise merak konusu. Daniel Craig ve Rooney Mara başrolde.
Lincoln (Aralık): Steven Spielberg'ün 'kadim' projesi nihayet film olacak. Doris Kearns Goodwin'in romanından uyarlanacak filmde Abraham Lincoln'ü Daniel Day-Lewis oynayacak.
Total Recall / Gerçeğe Çağrı (3 Ağustos): Philip K. Dick'in aynı adlı romanının ilk uyarlamasında Arnold Scharzenegger ve Sharon Stone'un oynadığı bilimkurguda bu kez Colin Farrell ve Jessica Biel'i izleyeceğiz.
Muhteşem Gatsby (25 Aralık): 1974'te Robert Redford ve Mia Farrow'un oynadığı F. Scott Fitzgerald uyarlamasında bu kez Leonardo DiCaprio ve Carey Mulligan var. Avustralyalı yönetmen Baz Luhrmann da yönetmen koltuğunda.
Sefiller (4 Haziran): Kaç kez sinemaya uyarlandığını tespit etmenin bile güç olduğu Victor Hugo'nun klasik romanı, yeni yılda, 'Zoraki Kral'ın Oscar'lı yönetmeni Tom Hooper'un vizöründen beyazperdeye gelecek. Jugh Jackman'ın Jean Valjean'ı oynayacağı filmde, Russell Crowe, Helena Bonham Carter ve Anne Hathaway da yer alıyor.
Anna Karenina (7 Aralık): Uyarlama konusunda Sefiller'le yarışacak Tolstoy eseri Anna Karenina, edebiyat uyarlamalarının başarılı yönetmeni Joe Wright'a teslim edilmiş. Jude Law ve Keira Knightley de başrollerde.
Kuzgun (4 Mayıs): Edgar Allen Poe'nun meşhur şiirinden uyarlanan filmde John Cusack'ın nasıl bir performans ortaya koyacağı ve şiirin atmosferinin nasıl yansıtılacağı merak konusu.
Django Unchained (25 Aralık): 1966 yapımı spagetti western 'Django', Tarantino tarafından yeniden 'yazıldı'. Leonardo DiCaprio, Samuel L. Jackson, Joseph Gordon-Levitt ve Christopher Waltz'dan oluşan kadro beklentileri artırıyor.
MİTLER, EFSANELER, ORTA DÜNYALAR
Prometheus (1 Haziran): Ridley Scott'ın 'özüne' döndüğü bilimkurgu filmi, Michael Fassbender, Charlize Theron, Guy Pearce ve Noome Rapace'ten oluşan oyuncu kadrosuyla da ilgi çekiyor.
Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (14 Aralık): Avustralyalı yönetmen Peter Jackson'ın yeniden Orta Dünya'ya döndüğü film, J.R.R. Tolkien'ın dünyasına 'beklenmedik' bir yolculuk vaat ediyor. Gandalf, Galadriel, Frodo ve Saruman yerli yerinde duruyor, merak etmeyin.
Yenilmezler / The Avengers (27 Nisan): Çizgi roman devi Marvel'in süper kahramanları Nick Fury, Hulk, Kaptan Amerika, Thor, Iron Man, Hawkeye ve Kara Dul aynı filmde dünyayı kurtarmak için toplanıyor desek yeter herhalde.
Dark Shadows (18 Mayıs): Yeni bir Tim Burton-Johnny Depp işbirliği daha. Kült bir TV dizisinden uyarlanan filmde, Barnabas Collins adlı bir vampirin korku dolu gotik hikâyesi anlatılacak. Michelle Pfeiffer ve Eva Green de kadroda.

World War Z (28 Aralık): Uçurtma Avcısı'nın yönetmeni Marc Forster, insanlar ile vampirlerin savaşını perdeye yansıtacak. Başrolde Brad Pitt var.
Cloud Atlas (Ekim): Matrix'in yönetmenleri Andy ve Lana Wachovski ile genç Alman yönetmen Tom Tykwer'i buluşturan film, altı farklı hikâyeyi tek bir çatı altında topluyor.
Melankoli (13 Ocak): Lars von Trier'in son filmi, aşırı nihilist ve pesimist bir bakış açısıyla dünyanın sonuna odaklanıyor. Görselliği hayli etkileyici filmin kadrosunda Kirsten Dunst ve Charlotte Gainsbourg var.
Yıldız Savaşları Bölüm 1: Gizli Tehlike (10 Şubat): 1999 yapımı film, Yıldız Savaşları'nı bir de üç boyutlu izlemek isteyenler için yeniden perdeye gelecek.
Titanic 3D (6 Nisan): Avatar filmiyle üç boyuta çağ atlatan James Cameron, gözdesi Titanic'i üç boyutlu olarak tekrar vizyona sokuyor.
Bunlar haricinde Clint Eastwood'un DiCaprio'lu 'J. Edgar'ı (2 Mart), Angelina Jolie'nin 'Kan ve Bal Ülkesinde'si (24 Şubat), George Clooney'in Oscar'a göz kırptığı 'The Descendants'ı (24 Şubat), Gary Oldman'lı 'Tinker, Tailor, Soldier, Spy' (10 Şubat), Amerika'da beklenmedik bir çıkış yapan 'Help' (10 Şubat), Spielberg'ün son filmi 'Savaş Atı' (3 Şubat), Oscar yolunda ilerleyen 'The Artist' (27 Ocak), Meryl Streep'in İngiliz başbakan Margaret Thatcher'ı oynadığı 'Demir Leydi' (13 Ocak), Johnny Depp'in oynadığı 'Rum Diary' (6 Ocak) de yeni yılın beklenen filmlerinden.
YERALTI, BERLİN KAPLANI, FETİH 1453
Yeraltı: Zeki Demirkubuz'un Dostoyevski'nin dünyasına bir kez daha sondaj yapacağı film, şubat ayında Berlin Film Festivali'ne katıldıktan sonra yıl içinde gösterime girecek. Engin Günaydın ve Sarp Apak başrollerde.
Berlin Kaplanı (27 Ocak): Ata Demirer'in Eyyvah Eyvah ile adım attığı senaristliği bu filmle devam ediyor. Gurbetçi boksör Ayhan Kaplan'ın yaşadıkları eğlenceli bir dille perdeye yansıyacak.
Fetih 1453 (17 Şubat): Hep sızlandığımız, "Tarihimiz geniş, ama adam gibi tarihi film çekemiyoruz." cümlesi, bu filmle tarihe karışacak mı, hep birlikte göreceğiz. Faruk Aksoy'un yönettiği filmde İbrahim Çelikkol oynuyor.
Ayhan Hanım (7 Aralık): Nefes ile dikkatleri çeken Levent Semerci'nin ikinci filmi, 12 Eylül darbesine giden süreci ve sonrasında yaşananları anlatacak.
Uzun Hikâye (19 Ekim): Mustafa Kutlu'nun kitabından uyarlanacak film, Osman Sınav ile Kenan İmirzalıoğlu'nu yıllar sonra bir araya getiriyor.

30 Aralık 2011 Cuma

Mehmet Akif ERSOY


Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Âkif Ersoy’un Hayatı ve Eserleri
Mehmet Âkif Ersoy, 1873 yılının Aralık ayında, İstanbul’un (Fatih) Sarıgüzel semtinde doğdu. Babası, Mehmet Tahir Efendi, oğluna ebced hesabıyla doğum tarihini belirten “Ragif” adını verdi (hicri 1290) ve vefatına kadar onu bu adla çağırdı. Ancak bu isim, yaygın olmadığı ve güç söylendiği için annesi ve yakın çevresi, daha bilinen bir ad olan  “Âkif”i kullandılar. 
Mehmet Âkif, dört yaşlarındayken, Fatih’te Emir Buhârî Mahalle Mektebi’nde başladığı ilköğrenimini Fatih’teki iptidâî Mektepte (ilkokul) tamamladı. Ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesi’nde devam etti (1882-1887). Dil derslerine büyük ilgi duyan Mehmet Âkif, rüştiyedeki (ortaokul) eğitimi sırasında, özel öğretmenlerden Arapça, Farsça ve Fransızca dersleri aldı.
Rüştiye’yi(ortaokul) bitirdikten sonra dönemin gözde okullarından Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Fakültesi)’nin âli kısmında bir müddet okudu ancak babasını kaybedince Halkalı’daki Baytar Mekteb-i Âli (Veterinerlik Fakültesi)’ne parasız yatılı olarak girdi ve bu okulu birincilikle bitirdi.
1893 yılında “Ziraat Nezâreti Umur-u Baytâriye Şubesi”nde (Ziraat Bakanlığı Veterinerlik İşleri) göreve başladı. “Umur-u Baytâriye Müdür Muavini”(Veterinerlik İşleri Müdür Yardımcısı) olarak sürdürdüğü görevinden 1913 yılında istifa etti.
Baytarlığa başladığı ilk yıllarda bile, mesleğinden çok, şairliği ile tanınan Mehmet Âkif, öğretmenlik hayatına 1906’da Halkalı Baytar Mektebi’ne “kitâbet-i resmîye” (resmî yazışma usulü) dersi hocalığı ile başladı. 1908’den sonra ise Edebiyat Fakültesi ile Dârülhilâfe Medresesi’nde “Osmanlı Edebiyatı” hocalığında bulundu.
Mehmet Âkif, 1920’de Burdur milletvekili seçildi. 1921 yılında açılan milli marş yarışmasına, “para ödülü almamak” koşuluyla katılmayı kabul etti ve orduya ithaf ettiği şiiri, 12 Mart 1921 günü milli marş olarak kabul edildi. Ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer (Kızılay) bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Darü’l-Mesâi Vakfına (İş Evi) bağışladı.
1923 yılında Abbas Halim Paşa’nın daveti üzerine Mısır’a gitti. 1929 - 1936 yılları arasında Kahire’deki “Câmiü’l-Mısriyye” Üniversitesi’nde, Türkçe öğretmenliği yaptı. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a dönmeye karar verdi. 27 Aralık 1936 tarihinde hayatını kaybetti ve Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.
Şairin Safahat genel adı altında toplanan şiirlerini içeren yedi kitabının ilk yayım tarihleri şöyledir:
Safahat (1911): 44 şiir, 3084 mısra.
Süleymaniye Kürsüsünde (1912): Bir şiir, 1002 mısra.
Hakkın Sesleri (1913): 10 şiir, 482 mısra.
Fatih Kürsüsünde (1914): Bir şiir, 1692 mısra.
Hatıralar (1917): 10 şiir, 1314 mısra.
Asım (1924): Bir şiir, 2292 mısra.
Gölgeler (1933): 41 şiir, 1374 mısra.

Mehmet Akif Ersoy'un Söylediği Güzel Sözleri
  • Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.
  • Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın.
  • Artık ikiyüzlüleri sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmiyüzlü insanlar görmeye başladım.
  • Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
  • Bekayı hak tanıyan, sa’yi bir vazife bilir, Çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir.
  • Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
  • Budur cihanda en beğendiğim meslek; sözün odun olsun hakikât olsun tek.
  • Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer yedi iklimi cihanın duruyor karşısında, Ostralya ile beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk; sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
  • Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem...
  • Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır.
        Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
  • Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.
  • Şehamet dini, gayret dini, ancak Müslümanlıktır. Hakiki Müslümanlık en büyük kahramanlıktır.
  • Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor.
  • Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı? Mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahı?
  • Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum.
  • Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem
  • İnmemiştir Kur'an, bunu hakkıyla bilin,Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.
  • Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
  • 24 saatden birini hakka vermeyen insan denilir mi?
  • Adamın biri Akif'e yaklaşarak sorar:
        -Affedersiniz,sizin için baytar diyorlar. Akif hiç istifini bozmadan cevap verir:
        -Evet,yoksa bir yeriniz mi ağrıyordu?

SEN SENİ BİL

Bilmek istersen seni,
Can içinde ara canı,
Geç canından bul anı
Sen seni bil, sen seni

Kim bildi ef’âlini,
Ol bildi sıfatını
Anda gördü zatını,
Sen seni bil, sen seni.

Görünen sıfatındur,
O’nu gören zatındur
Gayri ne hacetindür
Sen seni bil, sen seni

Kim ki hayrete vardı
Nura müstağrak oldu,
Tevhid-i zatı buldu,
Sen seni bil, sen seni.

Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu,
Bulan ol kendü oldu,
Sen seni bil, sen seni.


Hacı Bayram Veli
yağmur